Hasta Beden 8/ Mesaj Sayısı: 397 Katılım Tarihi: 28.10.07 Konum: İstanbul Yaş : 26
mekke'de nâzil olmuştur: 28 (yirmisekiz) âyettir. cinlerin kur'an dinleyip hidayete geldikleri anlatıldığından, sûre bu ismi almıştır. hz. peygamber, amcası ebu talip ve eşi hz. hatice'yi kaybettikten sonra tâif'e gitmiş, orada çirkin davranışlarla karşılaşmıştı. bu sıralarda kureyş müşrikleri de müslümanlara karşı düşmanlıklarını iyice arttırmış bulunuyorlardı. işte tâif dönüşünde nâzil olarak resûl-i ekrem'e teselli veren bu sûre, yalnız insanların değil, cinlerin de kur'an'a tâbi olduklarını bildiriyor, islâm'ın muzafferiyetini müjdeliyordu.
rahmân ve rahîm (olan) allah'ın adıyla.
1. (resûlüm!) de ki: cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum kur'an'ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: gerçekten biz, hârikulâde güzel bir kur'an dinledik .
2. doğru yola iletiyor, ona iman ettik. (artık) kimseyi rabbimize asla ortak koşmayacağız.
3. hakikat şu ki, rabbimizin şânı çok yücedir. o, ne eş ne de çocuk edinmiştir.
4. doğrusu bizim beyinsiz olanımız (iblis veya azgın cinler), allah hakkında pekaşırı yalanlar uyduruyormuş.
5. halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler allah hakkında asla yalan söylemezler, sanmıştık.
6. şu da gerçek ki, insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı da, onların taşkınlıklarını arttırırlardı.
7. onlar da sizin sandığınız gibi, allah'ın hiç kimseyi tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.
8. doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk.
9. halbuki, (daha önce) biz onun bazı kısımlarında (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor.
10. bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa rableri onlara bir hayır mı diledi?
11. gerçekten biz, -kimimiz sâlih kişiler, kimimiz ise bunlardan aşağıda olmak üzere- türlü türlü yollar tutmuştuk.
12. (artık) şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz yeryüzünde bulunsak da allah'ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız.
13. doğrusu biz, o hidayeti (kur'an'ı) işitince ona iman ettik. kim rabbine iman ederse, artık ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.
14. içimizde, (allah'a) teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var. teslimiyet gösteren kimseler, doğru yolu arayanlardır.
15. hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.
16. şayet doğru yolda gitselerdi,onlara bol su verirdik.
17. bu hususta kendilerini denememiz için , kim rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır.
18. mescidler şüphesiz allah'ındır. o halde, allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin).
19. allah'ın kulu, o'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.
20. (resûlüm!) de ki: ben ancak rabbime yalvarırım ve o'na kimseyi ortak koşmam.
21. de ki: doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim.
22. de ki: gerçekten (bana bir kötülük dilerse) allah'a karşı beni kimse himaye edemez, o'ndan başka sığınacak kimse de bulamam.
23. (benim yaptığım) ancak allah katından olanı, o'nun gönderdiklerini tebliğdir. artık kim allah ve resûlüne karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.
24. sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir.
25. de ki: tehdit edilegeldiğiniz (azap), yakın mıdır, yoksa rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, ben bilmem.
26. o bütün görülmeyenleri bilir. sırlarına kimseyi muttali kılmaz;
27. ancak, (bildirmeyi) dilediği peygamber bunun dışındadır. çünkü o, bunun önünden ve ardından gözcüler salar,
28. ki böylece onların (peygamberlerin), rablerinin gönderdiklerini hakkıyla tebliğ ettiklerini bilsin. (allah) onların nezdinde olup bitenleri çepeçevre kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır (kaydetmiştir).
Morg Bekçisi Mesaj Sayısı: 1994 Katılım Tarihi: 24.10.07 Konum: Samsun Yaş : 21
Bilgim dahilinde yanıt vereyim. Cinlerin iyisi, kötüsü, müslümanı vs. var, aynı insanlar gibi. Onları görebilmen için ise, onların boyutuna geçmen gerekiyor ki bunu yapan tek kişi Hz. Muhammed peygamber efendimizi biliyorum ben. Cinlerin hayvan vs. gibi böyle varlıkların içine girdiği de söyleniyor tabi. Pek bir bilgim yok bu konuda. İlgimin olmadığı söylenemez tabi.
İnsan :) Mesaj Sayısı: 2 Katılım Tarihi: 04.03.08 Konum: ankara
bende biraz inceledim simdi ayakları ters oluyormus nasıl anlatsam sol ayagın sagda sag ayagın solda bunun gibi bi abim anlatmıstı askerde nöbet tutan arkadası görmüs cocuk aglıya aglıya nöbet yerini terketmiş ve birde disi cinler varmıs bunlar erkeklerle iliskiye girebiliyorlarmıs bu konu cok derin ben biraz daha incelicem bunları bakalım benim görme sansım var mı..?.
Morg Bekçisi Mesaj Sayısı: 1994 Katılım Tarihi: 24.10.07 Konum: Samsun Yaş : 21
tuning_m1910 yazdı: bende biraz inceledim simdi ayakları ters oluyormus nasıl anlatsam sol ayagın sagda sag ayagın solda bunun gibi bi abim anlatmıstı askerde nöbet tutan arkadası görmüs cocuk aglıya aglıya nöbet yerini terketmiş ve birde disi cinler varmıs bunlar erkeklerle iliskiye girebiliyorlarmıs bu konu cok derin ben biraz daha incelicem bunları bakalım benim görme sansım var mı..?.
Bunlar ne kadar doğru tartışılır. Araştırmak gerek. Ayrıca ilgi sadece bilgide kalırsa iyi olur. Bunlarla uğraşmak pek mantıklı gelmiyor bana.
İnsan :) Mesaj Sayısı: 63 Katılım Tarihi: 30.08.08 Konum: Antalya Yaş : 21
İçine girmek gibi bir kavram çok yalnış. Kontrol edebilir ama içine girip o olamaz. Ayrıca görünüş olarak "ayakları tersmiş" gibi bir cümle kurulmuş. Fakat eğer onların kademelerinde (ki astral basamaklardan biridir bu başka birşey olamaz) olan yaşam birimleri, o kadar yükseldikten sonra istediği formda görünebilir zaten.
(Dipnot: İnsan en üstün varlıktır denir ama neden cinlerin böyle bir özelliği var çözmüş değilim açıklayabilecek varsa dinlerim)
Morg Bekçisi Mesaj Sayısı: 1994 Katılım Tarihi: 24.10.07 Konum: Samsun Yaş : 21
İçine girmek kavramı yanlış kabul ediyorum. Dediğin gibi beynin noktalarına artık ne deniyorsa baskı uygulayıp düşünceler ile oynayabilirler. Yine diyorum pek bilgim yok bu konuda. Görünüş meselesi bana aslında saçma geliyor. Enerji diye tabir edebileceğim bir boyut içerisindeler fikrimce.
Ayrıca Apres Mort arkadaşımızın dediği şu cümle ile ilgili söyleyecek sözü olan varsa çekinmeden paylaşsın lütfen.
(Dipnot: İnsan en üstün varlıktır denir ama neden cinlerin böyle bir özelliği var çözmüş değilim açıklayabilecek varsa dinlerim)
İnsan :) Mesaj Sayısı: 63 Katılım Tarihi: 30.08.08 Konum: Antalya Yaş : 21
Herşeyin kozmos'un birer parçası olduğunu düşünürsek zaten biz de enerji oluruz. Hadi kozmos demezsek Allah yada herhangi bir tanrı dersek yine aynı kapıya çıkarız. Dini kitaplarda da insanın tanrının parçası olduğu geçer. Eğer herşeyi bir tanrı yarattıysa onun gücünden bir parça oluruz ve doğal olarak onun enerjisi sayılırız. E doğal olarak diğer şeyleride tanrı yarattı diye düşünüyorsanız aynı kapıya çıkar. Yani herşey bir enerjidir (:
[Bir dine bağlı olmadan yazdım, zaten bağlı değilim inancım var kalıplara girmeyi sevmem]
Morg Bekçisi Mesaj Sayısı: 1994 Katılım Tarihi: 24.10.07 Konum: Samsun Yaş : 21
Dediğin gibi herşey enerji. Şöyle bir örnek vereyim, bilim adamlarının yaptığı araştırmalar sonucunda, her maddenin (tahtanın, kumaşın vs.) köküne inmeyi denediklerinde tanımlayadıkları bir dalgalanma ile karşılaşmışlar. Bu dalga her maddede görülen dalga olmakla birlikte, akıllara "Allah her yerdedir" gibi dini düşüncelere de yol açıyor. Cinlerin yaşadığı boyut hakkında enerji diye tabir ettiğim kelimenin yerini ne doldurur tam bilemiyorum. Farklı bir boyutta, başka alemlerde gibi kestirme bir şey de diyebiliriz enerji yerine.
Hasta Ruh 8\ Mesaj Sayısı: 753 Katılım Tarihi: 25.10.07
Cin'lerib varlığı veya yokluğu konusunda tek bir cümlemvar " Uğraşmadıkca, uğraşmazlar." Çok dalga geçiyorum bu söz konusu edilen varlıklar hakkında ve bu konu çok ilgimi çekiyor. Araştırmalara girmedim fakat kendimce mantıklar yürütüyorum konusu olduğunda.
Tanrı konusuna gelince de varlığını veya yokluğunu sorgulayamıyorum. Çünkü, bu dünya da olmamızın elbet vardır bir nedeni, bir yaratıcımız. Fakat Apres Mort arkadaşımızın düşüncesi gibi "Din" kalıbı altına girmeyi bende pek samimi bulmuyorum.
Umarım anlatmak istediklerimi anlatabilmişimdir.