Ana Menü
Anket
Ruhmorgu hangi müzik tarzından nefret eder?





















Oy vermek için üye olmanız gerekmektedir.
Ruhmorgu Olarak
"Türkçe Konuş!"
Kampanyasını Destekliyoruz...



Bize Destek Olun!


Başlığı Görüntüle
Ruhmorgu » Ruhmorgu Mitoloji » Yunan Mitolojisi
İnsanın Yaratılışı
Kullanıcı Adı
Parola
Kayıt S.S.S. Üye Listesi Bugün Yazılanlar Arama

Başlığı Yazdır

05-07-2010 03:22 ÖÖ İnsanın Yaratılışı | Düzenleyen Siluet 05-07-2010 05:03 ÖÖ
Kullanıcı Avatarı

Arcident
İnsan :)

Mesaj Sayısı: 64
Katılım Tarihi: 18.07.08
Konum: Underworld of Hades
Yaş : 20

Uyarı seviyesi 0
Yunan Mitolojisinde İnsanın Yaratılışı
İnsanın yaratılışı ile ilgili Grek mitine ait birkaç söylen vardır. En çok bahsi geçen iki değişik hikayeyeden bahsetmek istiyorum size. İlki belki zamanlama açısından daha mantıklı görünüyor ancak ondan daha çok sevdiğim bir hikaye daha var ki ilkini kısaca özetleyip onu sonra uzun uzun anlatacağım

Hesiodos'un Soylar Efsanesi:

Bu efsane insanın tam olarak nasıl yaratıldığını açıklamaz. Sadece yaratılmış olduğunu varsayar ve sonrasını anlatır bize. Der ki Hesiodos:

Chronus'un egemenliği sırasında ölümsüz tanrılar ilk insan soyunu yaratmışlar. Buna "Altın Soy" deniyor. Bereketli topraklarında tanrılar gibi yaşarmış ilk insan soyu Mutluluk içinde yaşar mutluluk içinde ölür sonra toprağı ve insanları koruyan birer minik cine dönüşürlermiş.

Sonra "Gümüş Soy"u yaratmış tanrılar. Gümüş Soy Altın Soy kadar zeki değilmiş. Aptallıklarıyla başlarını derde sokar tanrılara saygısız davranırlarmış. Zeus bunu saygısızlık olarak nitelendirmiş ve onları yeraltı cinlerine dönüştürüp toprağın altına gömmüş.

"Tunç Soy" yaratılmış ardından. Oysa yeni gelen bu soy çok daha betermiş öncekinden. Birbirlerine saldırmaktan savaşmaktan öldürmekten başka yaptıkları yokmuş. Zeus'un devreye girmesine gerek kalmamış bu sefer onlar kendi kendilerini yok etmişler ve Hades'in karanlık yeraltı dünyasına göçmüşler.

"Demir Soy" en son gelmiş ve hala sürmekte olan soydur. Yine bu efsanede denir ki bir altıncı soy daha gelecek. Saygısız sevgisiz yokedici bir toplum olacak ve hak kavramı ortadan kalkacak güçlüler kazanacak güçsüzler ölüme mahkum olacak. (Pek de yanılmamış galiba... 6. soy geldi mi ne dersiniz?

Ovidius'un Metaporphoses adlı yapıtındaki anlatısı:

Aşklarıyla Olympos çevresinde oldukça ünlü olan Zeus kız kardeşi Demeter'e kaptırmış gönlünü onunla beraber olmuş ve güzeller güzeli Kore doğmuş.(Kore daha sonra Yeraltı Tanrıçası olduğunda ismi Persephone olacak...Bu da başka bir hikaye Kore güzelliğinin yanı sıra son derece alımlı kibar zeki ve güleryüzlü bir kızmış. İflah olmaz çapkın Zeus tutup kendi kızına aşık olmuş bu güzelliği gördüğünde. Aklı fikri Kore ile beraber olabilmekteymiş. Bir gün onu yalnız başına ormanda otururken gördüğünde fırsat bu fırsat demiş bir yılana dönüşmüş ve onunla beraber olmuş. Kore Zagreus'a hamile kalmış. O sıralar Zeus'un gözdesi en sevdiği Kore olduğu için oğlu Zagreus'un da ayrı bir önemi varmış Zeus için. Onu deliler gibi seviyor koruyor kolluyormuş.

Ancak Zeus'un onu sevdiğinden çok nefret ediyormuş kıskanç Hera Zagreus'tan... Hera'nın hışmından korkan Zeus bir mağaraya saklamış oğlunu. Zamanında kendisini büyütmüş olan Kuretlere emanet etmiş onu. Hera veya onun saldığı adamları yaklaşacak olursa korkunç sesler çıkarıp onları korkutmalarını ve aynı zamanda bebek sesini bastırmalarını iyice tembihlemiş. Ancak Hera'nın öfkesi öyle büyükmüş ki Zagreus'u bulamayınca Titanları çağırmış kendisine yardıma. Titanlar bebeği bulmuşlar Kuretlerin sakladığı mağarada. Ancak bebek Zagreus korkmuş dev Titanlardan ve mağaranın daracık dibine saklanmış. Titanlar bir ayna getirmeyi akıl etmişler mağaranın girişine. Zagreus kendi aksini görünce aynada meraka kapılıp dışarı çıkmış. İşte o anda üzerine atılmışlar bebeciğin Titanlar ve onu paramparça edip etlerini yemişler. geriye sadece kemikleri kalmış.

Bunu duyan Zeus öfkesinden deliye dönmüş ve şimşeklerini göndermiş Titanların üzerine. Oracıkta küle dönüşmüş Titanlar ve Zagreus'un kemikleri... Zaman geçmiş yağmurlar yağmış. Yağmur suları çamura dönüştürmüş Zagreus ve Titanların küllerini.

Prometheus gelmiş sonra. ( Kendisi bir Titan olduğu halde Zeus'a karşı savaşmayı kabul etmedikleri için kardeşi Epimetheus ile Prometheus Tartaros'a gönderilmemiş Zeus tarafından insanın yaratılışında görevlendirilmişlerdir.)

Prometheus şekil vermiş bu çamura. İnsan bedenini yaratmış. O sırada oradan geçmekte olan tanrıça Athena Prometheus'un eserine hayran kalmış ve çamura hayat üflemiş. İşte ilk insan böyle yaratılmış. Zagreus'un saflığı temizliği iyiliği ve güzelliği ile Titanların kötülüğü ve çirkinliğinin bir karışımı. İnsanın içinde hem iyilik hem kötülük bulunması bundan olsa gerek

Zaman geçmiş insanoğlu çoğalmaya başlamış. (Bu kısım da mitolojinin birçok yerinde olduğu gibi oldukça kafa karıştırıcı. Çünkü birazdan göreceğimiz Pandora ilk kadın ölümlüdür. Demek ki Pandora gelene kadar insanlar yani erkek bireyler bir şekilde kendi başlarına çoğalmayı başarmışlar... Nasıl? Bu da mitolojinin bilinmezlerinden biri

İnsanoğlu yaratıldığında Prometheus kardeşi Epimetheus'a der ki "Şimdi de sen bu ölümlü canlıların sıfatlarını dağıt." Epimetheus başlamış onlara iyi kötü özellikler vermeye. En son sıra insana gelmiş.Epimetheus bir bakmış ki elindeki bütün güzel sıfatları dağıtmış insana verecek birşey kalmamış! (İşte tam bu can alıcı noktada Prometheus'un "ileri görüşlü / önceden gören" Epimetheus'un "geri görüşlü / sonradan gören" anlamlarına geldiğini belirtmemde fayda var sanırım Prometheus yetişmiş o anda ve insana iki ayağı üzerinde durma yetisi ateşi ve bunu kullanacak zekayı vermekte karar kılmış.

İnsanlar gelişmeye başlamışlar. Zeus karışmış orda hemen işin içine. Demiş ki biz tanrılara tapınmayı öğrensin insanoğlu. "Bana kurban ettiğiniz her hayvanın bir parçasını vereceksiniz. Hangi parça olduğuna ben karar vereceğim. Haydi kurban edin bana şurda duran koyunu" diye buyurmuş.

Prometheus insanlara yardımcı olmuş hemen. Ölümsüz bir tanrının insanoğlunun yiyeceğine kendisini ortak koşuyor olmasına öfkelenmiş ve bir oyun oynamış Zeus'a. Kurban etinin en güzel parçalarını işkembenin içine doldurmuş. En kötü kısımlarla kemiklerin üstünü bir güzel örtmüş yağlarla. İnsanlar demişler ki "Buyur seç bakalım hangi parçaları sana verelim kurban ettiğimiz hayvanlardan ulu Zeus?" Zeus şöyle bir bakmış "O iğrenç işkembeyi ben ne yapayım şu yağlarla kaplı semiz etleri seçiyorum" demiş. Ancak bir bakmış ki yağların altında kemik dolu. Çok öfkelenmiş Zeus. kendisini aldatmış olan insanlara ve Prometheus'a çok içerlemiş. Bir tanrı olaran oyuna getirilmeyi hazmedemiyormuş ama kararı kesin olmak zorundaymış tanrının; hayır bunu beğenmedim diğerini alacağım diyemezmiş.

Tanrıların tanrısı üçkağıda gelmiş olmayı yedirememiş kendisine ve onlara ceza olsun diye ellerinden ateşi geri almış. Prometheus yine yetişmiş imdadına insanların. Gitmiş tanrısal ateşten bir parça çalmış onlara vermiş.

İşte böylesine insan dostudur mitolojinin ilk asisi olan Prometheus. Hep insanlar için çalışmış savaşmıştır. Tanrıları hep son derece sıkıcı ve adaletsiz bulmuştur.

Zeus Prometheus'u cezalandırmaya karar vermiş. Hephaistos'a onu Kafkas Dağlarına zincirlemesini emretmiş. Cezası çok ağırmış: kolları iki yana açılmış şekilde zincire vurulan Prometheus'un karaciğerini gündüz boyunca bir kartal didikleyerek yiyor sonra ciğeri gece boyunca yeniden büyüyormuş. Büyük acılar çeken Prometheus bu cezaya sonsuza dek çarptırılmış zira kendisi ölümsüzdür.

Sonunda Prometheus yeniden özgürlüğüne kavuşmuş. Ama nasıl işte bu kesin olarak bilinmiyor. Bazı kaynaklara göre Hercules kurtarmış onu. Bazıları ise Zeus'un onu affettiğini söyler. Çünkü Zeus yine gönlünü yeni bir aşka Su Perisi Thetis'e kaptırdığında Prometheus bunu görüp "Thetis'in doğuracağı çocuk babasından çok daha kuvvetli ve iktidar sahibi olacak sakın onla beraber olma" demiş (Hatırlatma: Prometheus=Önceden gören... Sanırım bir nevi kahinlik de sayılıyor bu... ) ve Zeus onun zincirlerini çözmüş.

Ardından insanlar arasındaki yaşamına devam eden Prometheus Zeus'un hala kendisine bir kötülük yapabileceğini biliyormuş. (Bkz. üst satırdaki hatırlatma ) Bu yüzden kardeşi Epimetheus'u uyarmış: "Sakın tanrılardan hediye kabul etme !" Ancak günün birinde Epimetheus bir tanrı hediyesini kabul edivermiş! Güzeller güzeli Pandora imiş bu hediye. İlk dişi insan ilk ölümlü kadın... Epimetheus görür görmez aşık olmuş Pandora'ya ve onu geri yollayamamış.
Pandora yanında bir kutu getirmiş. Prometheus demiş ki kardeşine "Beni dinlemedin hediyeyi kabul ettin ama bari şu kutuyu sakın açma! Başımıza bir bela gelecek"
Fakat merakına yenilen Epimetheus yine kardeşinin öğüdüne kulak vermemiş. Kutuyu açar açmaz bütün dertler kötülükler üzüntüler sıkıntılar saçılmış etrafa.
Prometheus hemen atlamış kutunun üstüne kapağını kapatıvermiş. Böylece tek birşey kalmış kutuda: Umut
Umut o anda Prometheus'un yönetimine girmiş. Onu çok iyi korumuş Prometheus ve asla gerekenden fazlasını vermemiş kimseye; ve kardeşinin hatalarının sonucu yaratmış olduğu insanoğlunu asırlar boyunca korumak kollamak zorunda kalmış...
 
Atlanilacak Forum:
Forum powered by fusionBoard
Bu Başlığı Paylaş
URL:
BB Kodu:
HTML:


Forumdan Rastgele Başlıklar
Asrın Faciası (Myanmar'ı vuran kasırga), Otep, sokak davlumbazı, Eomer, Empyrium, Tek, Battle Royale, PAGAN, Placebo., Ay'da mezarlık. Yüklenin!, doom:vs, Deep Note:Evi boşalttım(Hırsız :D), Size Göre En İyi Aktörler, Lamb Of God, Morphia, MerHabaLar CemaaT...!!!, Bermuda Şeytan Üçgeni, Obituary, Katatonia, Küçük İskender